RSS

Category Archives: Efsaneler-Hikayeler

Bayburt efsanesi ve hikayeleri

Dikmetaş efsanesi

DİKMETAŞ EFSANESİ : Bayburt’tan 20 km. uzaklıkta bulunan Değirmencik köyü yol güzergahında Buğdaylı yol ayrımı üzerinde, hemen Çoruh nehrinin yanında ilk bakışta bir ot yığınını andıran ve dikme taş adı verilen bir taş yığını vardır. Rivayete göre bu taş yığını, önceden bir ot yığını imiş, otlar zengin bir Keşişe aitmiş, çok şiddetli geçen bir kış mevsiminde kışın uzun sürmesi çevre köy çiftçilerini zor bir duruma düşürmüş. Çiftçilerden birisi hayvanlarını kurtarmak için, bu keşişten ot istemiş keşiş önce vermek istememişse de sonra ot isteyen çiftçinin güzel kızına karşılık ot verebileceğini söylemiş.

Çiftçi kızına; birkaç bağa karşılık kendisini almak isteyen keşişin teklifini bildirmiş. Fakat gece sabaha kadar ağlayıp keşişe beddua etmiş, türküsünde şöyle demiş:

Estir kaba yel estir

Bugün dağlara destur

Gavurun yığınını

Sabahınan daş kestür.

Gerçekten o sabah bir mucize olmuş, güneyden bir kaba yel esmiş, bütün çevreyi sarsmış, karlar erimiş ve otlar meydana çıkmış. Keşişin ot yığını ise bir taş yığını haline gelmiş. Efsanede adı geçen taş yığını halen varlığını muhafaza etmektedir.

 
Leave a comment

Posted by Nisan 28, 2009 in Efsaneler-Hikayeler

 

Ejderha efsanesi

EJDERHA EFSANESİ : Doğu Anadolu’yu kuzeye bağlayan en önemli yol Erzurum-Trabzon transit yoludur. Kış aylarındaki kar fırtınaları ile tanınan Kop ve Zigana geçitleri gibi zorlu tepelerden geçen bu yol ayrıca tabii güzellikleriyle de dikkati çekmektedir. Yol üzerinde ki sakin yerleşme merkezleri gelip geçenlerin hafızalarında unutamayacak izler bırakacak yurt köşeleridir.

Bayburt’u Gümüşhane’ye bağlayan yolun 18.Km.’sinde, sağ taraf da bir dağın eteğinde kurulmuş Nişantaşı (Osluk) köyü vardır. Köyün eteğinde kurulduğu dağın üzerinde, yılan şeklinde ve kıvrıla kıvrıla köyün üzerine doğru gelen bir taş yığını vardır. İskelet de diyebileceğimiz şekil şaşılacak derecede bir yılana benzemektedir. Köyün içerinsin de son bulan baş kısmı tam bir yılan başını andırmaktadır. Boyu ise yüz metre kadardır.
Bu yılan-Ejderha üzerine muhtelif efsaneler anlatılmaktadır. Bunlardan bir iki tanesini sunuyoruz: Halk ejderha dediği büyük bir yılanın köye gelmekte olduğunu görür evlerini terk edip kaçmaya başlarlar. Yaşlı olduğu için fazla uzaklara gidemeyen bir kadın çaresizlik içinde bir yere çömelir. İhtiyar kadın bu­rada ejderhanın gelip kendisini yemesini beklemeye başlar. Diğer taraftan da Allah’a dua eder, şöylece yalvarır: “Allah’ım, ya beni taş kes, ya onu” İhtiyar kadının duaları kabul olur ve ejderha gelebildiği son noktada taş kesilir.

Benzer bir anlatmada ise; yaşlı kadının yerini hamile bir kadın alır. O da dua eder, dualarının kabul olması ile ejderha taş kesilir.

Bahsedilen ejderha şekli halen bütün heybetiyle köyün üzerinde durmakta­dır. Yalnız önceleri samanlık olarak kullanılan ağız boşluğu ve çene kısımları kırılarak taş temini amacıyla tahrip edilmiştir. Bayburt-Trabzon istikametinde seyreden yolcular dikkatli bakarlarsa anayoldan bu ejderhayı görebilirler.

 
Leave a comment

Posted by Nisan 28, 2009 in Efsaneler-Hikayeler

 

Durbaba efsanesi

Rivayete göre bir kadın tandır yakmış, ekmek pişirecekmiş. Tandırın ısınmasını, hamurun ekşimesini beklerken içeriye beyaz sakallı, yüzü nurlu bir dede girmiş. Dede:Kızım yolcuyum, gideceğim, karnım aç bir ekmek ver de yiyeyim, demiş. Kadın:Dede hazır yok, biraz bekle pişirip veriyim, demiş. Adam ekmeğin pişmesini beklemeden yola koyulmuş. Kadın ise acele bir ekmek pişirip dedeye ulaştırmaya çalışmış. Tam kavuştuğu sırada ekmeği vermesi için “dur baba!” diye bağırmış. Adam o anda orada kaybolmuş. Kaybolduğu yer çevrilerek bir ziyaret yeri, kutsal yer olarak kabul edilmiş. Buraya gidilerek çeşitli dileklerde bulunulmaktadır. Ayrıca buranın etrafında çıkan gözelerin her yıl mayıs ayının yedisinde çoşması da buranın kutsallığını iyice pekiştirir. Köye iki kilometrelik bir mesafede bulunmaktadır.

 
Leave a comment

Posted by Nisan 28, 2009 in Efsaneler-Hikayeler

 

Kız oğlan efsanesi

Kız Oğlan efsanesi köye 3 km’lik mesafede bulunmaktadır. Rivayete göre Rus ve Ermeni saldırılarından dolayı göç etmek zorunda kalan ailelerden birinin iki çocuğu varmış. Biri erkek diğeri kız olan bu çocuklar göç zamanı çok küçükmüşler. Göç sırasında anne ve babaları hastalıktan ölmüşler. Bu çocuklara iki farklı aile sahip çıkarak gittikleri yerlere onları da götürmüşler. Uzun zamandan sonra köye geri dönmüşler. Birbirlerini uzun zaman hiç görmeyen iki kardeş işin aslını bilmedikleri için aşık olmuşlardır. Bir süre gizli aşk yaşayan gençleri üvey aileleri duyunca bunları sezdirmeden ayırmaya çalışmışlar. Kavuşamayacaklarını anlayan iki genç kaçmaya karar vermişler. Kardeş olduklarını bilmeyerek kaçan iki genç taş kesilmişler. Birbirine yapışık olarak bulunan bu iki taş köyümüzün eski yerleşim yerinin yakınında bulunmaktadır.

 
Leave a comment

Posted by Nisan 28, 2009 in Efsaneler-Hikayeler

 
 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.